ZEUS
6/6/2008 · Kategori: edebiyat
Zeus, eski Yunan mitolojisi'nde Olympos dağının tek sahibidir.
Gökyüzünün, şimşek ve gökgürültülerinin tanrısıdır. Çoğu zaman elinde bir şimşek ile resmedilmiştir. Rheia, zeus'u doğurur fakat zeus'un titanlar'a düşman olacağını önceden bilen titanların annesi gaia zeus'u öldürme emrini 2.ci oğlu kronos'a verir. Kronos rheia'ya giderek olayı anlatır ve rheia, zeus'u titanlara vereceğine dair söz verir. Fakat zeus doğduktan sonra bu sözünden vazgeçer ve zeus'u bir kartala emanet eder. Kronos gelince de bebeğe benzeyen bir taş parçasını beze sarıp kronosa uzatır. Kronos taşı farketmeden yutar ve geri gider, fakat gaia olayı öğrenmiştir ve oğlu kronos'u yok eder. Zeus ise bir mağarada büyür yeterli güce ulaşınca annesini ve kardeşleri hades ve poseidon'u esir eden gaia nın elinden kurtarır ve titanlara savaş açar. Titanların ruhlarını yakalayarak onları esir eder fakat en büyük titan olan atlas, bu olayı duyunca hemen savaş bölgesine gider ve tam gaia ve dört kardeşi esir olacakken onları kurtarır. Zeus'da atlas'ın ruhunu yakalar va onu sonsuza dek dünyayı taşımaya mahkum eder. Kurtulan diğer titanlar yer altında daha güvenli bir yerde yaşamaya başlamışlardır ve anne titan gaia zeus'dan intikam almak için oğlu prometheus'u olympos dağındaki hayat ateşini çalmak için gönderir. Prometheus ateşi zeus dan çalmayı başarır. Gaia bu ateşle insanoğlunu yaratır ve zeus'a düşman etmek için uğraşır ama insanlar zeus'un tanrı olduğuna inanır ve ona taparlar. Gaia'nın bu planı da boşa gitmiştir. Aradan uzun zaman geçer ve zeus'un üç tane çocuğu olur; ares, athena ve feyim adlı bu üç yeni savaş tanrısı olympos dağının üyesi olurlar. Athena titanlarla dost olur . Bunu öğrenen ares, babası zeus'a bildirir zeus da athena'ya bir daha yeryüzüne inmeme cezası verir ve athena artık ares'e düşman olmuştur.Bu olayı duyan Feyim'de Ares'e düşman olmuştur. Ares'in dünyayı ele geçirmek için topladığı orduyu athena yok eder. Ares'de buna karşılık athena'nın şehri Atina'yı yıkmak için işe koyulur fakat ares Atina'ya giremez. Şehri yok etmenin yollarını düşünen ares, atina olan bir savaşı izler. Bu savaş barbarlarla Sparta'lıların savaşıdır. Yenilen Sparta ordusundan geriye tek bir kişi kalır, o da Sparta ordusunun komutanı kratos'dur. Kratos evinden ayrılırken karısına ve kızına ölmemek için söz verir. Barbar lideri ise Kratos'u köşeye sıkıştırır ve tam öldürecekken kratos düşmanını yok etmesi karşılında hayatını ares'e satar. Ares'in eline büyük bir fırsat geçmiştir. Kratos'u Atinayı yıkmak için kullanmak ister ve kratos un önerisini kabul eder ve tüm barbarları yok eder. Kratos'a kaos bıçaklarını verir bu bıçaklar üç metrelik bir zincire bağlıdır. Bu zincirler kraos'un eline yapışır. Kratos artık bir tanrı gücüne kavuşmuştur. Ares kratos'dan kartos'un köyündeki herkesi öldürmesini ister ve kratos herkesi öldürür ve geriye bir tek kızı ve karısı kalır. Ares kratos'un iredesini alır ve karısını ve kızını öldürür. Kratos artık ares'ten nefret etmektedir
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
YENİ PHOTOSHOPLAR
6/5/2008 · Kategori: harry potter
Büyük boy resimler ve yaptığım bazı photoshopları aşağıda bulabilirsiniz..jpg)




Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
KENDİ ARŞİVİMDEN BİRKAÇ RESİM
5/4/2008 · Kategori: edebiyat
Uzun bir aradan sonra tekrar burdayım.Sizlerle kendi bazı resim arşivimden olan resimleri paylaşmak istiyorum.Aşağıda bulunan linklere tıklayarak resimlere ulaşabilirsiniz.Resimlerin şimdilik küçük boyutunu atabiliyorum çünkü zaten bende olanlarda küçük
zaten bilgisayar kısa bir süre önce format yiyince arşivimin çoğu kayboldu.Şu anda hasarları gideriyorum bu yüzden zaten uzun bir süredir girememiştim.En yakın zamanda daha büyük ve daha yüksek kaliteli resimler bulup sizlerle paylaşacağım.
Gothic Resimler
http://www.tr-load.com/img/image7/hthth.jpg
http://www.tr-load.com/img/image7/images_1.jpg
http://www.tr-load.com/img/image7/imageshgh.jpg
http://www.tr-load.com/img/image7/yjhjhgj.jpg
Harry Potter Resimleri
http://www.tr-load.com/img/image7/hjhhmm.jpg
http://www.tr-load.com/img/image7/images_2.jpg
http://www.tr-load.com/img/image7/jjhjhgmhm.jpg
http://www.tr-load.com/img/image7/nnbnbnb.jpg
http://www.tr-load.com/img/image7/jjhj.jpg
http://www.tr-load.com/img/image7/thh.jpg
Şimdilik bu kadar resim yollayabiliyorum daha sonra yeniden yollarım.
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
DAPHNE
22/3/2008 · Kategori: edebiyat
DAPHNE
Bir gün Apollon Thessalia'da kıyıları ağaçlarla gölgelenen Peneus ırmağı kenarında, güzel genç bir kız gördü. Bu güzelin adı Daphne idi ve Apollon görür gürmez ona aşık olmuştu. Daphne ormanların derinliklerinde dolaşmaktan zevk alıyor, ay ışığında yabani hayvanları kovalamak avlamak en büyük eğlencesi idi. Yalnız başına dolaşmayı çok seviyordu. Dahası Daphne hayatı boyunca yalnız yaşamaya yemin etmişti. Erkeklerden nefret ediyordu bu yüzden evlenmeyi kesinlikle istemiyordu.
Fakat Apollon ona delicesine tutulmuş peşini bırakmıyordu. Ormanda karşılaştıklarında Tanrı Apollon güzeller güzeli bu kızla konuşmak istedi ancak Daphne ondan korkarak koşmaya başladı. Apollon ne dediyse onu durmaya ikna edememişti, Daphne korkmuştu bir kere. Yorgun düşene kadar koştu koştu, daha fazla koşacak gücü kalmadığında yere yıkıldı ve toprak anaya yalvarmaya başladı.
"Ey toprakana beni ört beni sakla, kurtar"
Toprakana onun yakarışını duymuştu, az sonra Daphne yorgunluktan ağrıyan bacaklarının sertleştiğini, odunlaşmaya başladığını hissetti. Gri renginde bir kabuk göğsünü kapladı. Güzel kokulu saçları yapraklara dönüştü ve kolları dallar halinde uzandı, küçük ayakları ise kök olup toprağın derinliklerine doğru indi.
Apollon sevdiği kıza sarılmak isterken bu Defne ağacına çarpınca şaşırdı. O günden sonra Defne ağacı Apollonun en sevdiği ağaç oldu, ve defne yaprakları genç tanrının saçlarının çelengi oldu. Kahramanlara ödül olarak defne yapraklarından yapılma taçlar taktılar.
KAYNAK: http://www.ada.net.tr/mitoloji/daphne.html
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
İLYADA DESTANI
7/3/2008 · Kategori: edebiyat
İlyada, Homeros'un Truva savaşını anlatan destanıdır. Yunancada Odise ile birlikte en eski edebiyat olduğu düşünülen epik bir şiirdir.Eldeki veriler ışığında Hesiod tarafından M.Ö. 7. yy yada 8. yy'da yazıldığı düşünülmektedir. Homeros, "İlyada"sında Truva savaşını ayrıntılarıyla anlatmaktadır. Sözlü gelenekten yazıya nasıl geçtiğini bilemediğimiz gibi, metinde geç dönemde yapılan değişikliklerin kesin amacını kestirmek bizim için güçtür. Ama Homeros bir savaşın 'toprağı bereketli Truva'da geçtiğini söylüyor.
KONUSU
Her şey, Tanrıça Kavga’nın şölen masasına üstünde “En güzele” yazan bir elma atmasıyla başlar. Hera, Athena ve Afrodit bu elmayı almak isterler. Hakem ise İda Dağı’ndaki çoban Paris olur. Paris, Afrodit’i seçer. Ödülü ise Spartalı Helena olacaktır. Hemen Sparta’ya gidip onu kocası Menelaos’tan kaçırır. Ünlü Truva savaşı bu yüzden başlar. İlk çarpışmalar kamp ile kent arasındaki Truva ovasında olmuştur. Menelaos kardeşi Agamemnon’u da çağırmıştır.Miken kralı Agamemnon'un tek derdi Truva’yı almaktır. Savaşa seve seve katılmıştır. Iolkos kralı Pelans ile Thetis in oğulları Akhilleus (Aşil), Aias isimli arkadaşıyla savaşa katılmıştır. Akhalar arasında kurnaz Odysseus da vardır. Akhilleus çok güçlüdür ve Truvalılar ondan çok korkmaktadırlar. Akhilleus ve Aias bazı köyleri yağmalamışlar, Brisei diye bir kız ve Apollon rahibi Chrises'in kızı Astynome'yi esir almışlardır. Astynome Agamemnonun payına düşmüştür. Rahip Chrises, Apollon'dan kızının intikamı için Akhalara veba göndermesini diler ve Apollon Akha düşmanı oluverir. Apollon'un veba oklarıyla birçok Akhalı can verir. Agamemnon ısrarlar üzerine Astynome'yu Chrises'e verir; Akha ordusu felaketten kurtulur. Ama Agamemnon bunu hazmedemeyip karizmasını bozmamak için Akhilleus'un payına düşen Briseis i alır. Akhilleus küser ve savaştan çekilir. Akhilleus'un savaştan çekilmesi Truvalılar için fırsattır ve saldırıya geçerler.Agamemnon yaptığı hatayı anlamıştır ama çok geçtir. Hektor ve Aineas Akha saflarını kırıp geçirmektedirler. Agamemnon ne hediye verse de Akhilleus orduya geri dönmez.. Akhilleus'un kuzeni Patroklos onun zırhını gizlice alır ve ben Akhilleus'um diye Truvalıların karşısına çıkar. Amacı Truvalıları korkutup uzaklaştırmaktır. Hektor ortaya atılır ve sahte Akhilleus ile dövüşür. Onu öldürüp zırhını alır ve giyer. Onun Akhilleus olmadığı ortaya çıkar ama Hektor öyle ya da böyle, zırhı ele geçirmiştir. Akhilleus Patroklos'un ölüm haberini duyunca hem çok üzülür hem de çok öfkelenir. En çok sevdiği akrabası ölmüştür çünkü. Derhal annesi su perisi Thetis'e yeni bir zırh yaptırmasını ister. Thetis de Heptaistos’tan tanrı elinden çıkma zırhlar ister. Zırhlar bitince onları Akhilleus'a verir. Akhilleus'un ilk işi Hektor'la savaşmak olur ve Hektor'u öldürür. Bu sırada tanrılar devreye girer. Ares, Phoibos Apollon, Artemis, Afrodit ve Xantos Truvalıların yanındadır. Ama Pallas Athena, Hera, Poseidon, Hermes ve Hephaistos da Akhaların yanındadır. Zeus keyfine göre taraf değiştirmektedir. Tanrılar da savaşa katılmışlar, cepheler canlanmıştır. Akhilleus kendinde büyük bir motivasyon hissederek Truva surlarına dayanır ama karşısına Phoibos Apollon Paris'e yardım ederek ve kaşla göz arasında paris Akhilleus'u topuğundan bir okla vurur.Aşil tendonu kavramı burdan gelir. Akhilleus kan kaybından oracıkta ölür ve Apollon tanrılar katına çıkar.Kuralı bozmuştur ama tanrılara bunun olmadığına inandırmıştır. Truvalılardan Hektor, Akhalardan Akhilleus ölmüştür. Nestor yaşlı bir kraldır. Konuşmalarıyla ünlüdür ve askerlere motivasyon vermekle görevlidir. Ne yazık ki o da ölür.Akhilleus'un arkadaşı Aias ise iftiraya kurban gitmiştir, hem de Odysseus tarafından; delirir ve canına kıyıp intihar eder. Odysseus ise bunun cezasını dönüş yolunda çekecektir. Odysseus bu kentin kurnazlıktan başka yolla ele geçirilemeyeceğini anlamıştır. Ünlü bir zanaatkara o meşhur Truva Atı'nı yaptırır. İçine gizlice askerleri yerleştirir ve Truva kentinin önüne bırakır. Truvalılar sanar ki Yunanlılar çekilmiş.Tahta atı içeriye alırlar ve şenlik yaparlar. Sonra da uykuya çekilirler. Aralarından bir Truvalı vatan haini "sözde" çekilmiş Akha gemilerine dumanla işaret verir ve attakileri uyarır. Atın içindekiler çıkıp Truva kapılarını içeriden açarlar, Akha ordusu da bu kapılardan saldırır.Paris ve Priamos öldürülür ve Helena Menelaos'a geri verilir. Helena anlamıştır ki Menelaos daha güçlü. Onun yanında yaşamaya karar verir ve yeniden evlenirler...
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
« Önceki :: Sonraki »